• “Kalbim Kırık Ama Zerre Kadar Üzülmüyorum”

    “Kalbim kırık ama zerre kadar üzülmüyorum” ifadesi, aldatılmanın yarattığı karmaşık psikolojik etkilerin bir yansımasıdır. Bu durumun arkasında yatan psikolojik süreçleri şu şekilde açıklayabiliriz: 1. Duygusal Kopuş ve Numarasız Uyuşma Aldatılma, bir ilişkide yaşanan en büyük güven ihlallerinden biridir. Kişi bunu öğrendiğinde, ilk tepkilerden biri yoğun bir duygusal acı olabilir. Ancak bu acının hemen ardından gelen

    Daha Fazla Oku →

  • ”Evlilikte İlk 5 Yıl Sendromu”

    Boşanmaların en sık yaşandığı evreler, genellikle evliliğin ilk yılları ile orta dönemleri arasında yoğunlaşır. Peki neden mi? 1. İlk 5 Yıl: Uyum Süreci ve Gerçeklik Şoku Boşanmaların büyük bir kısmı evliliğin ilk 1-5 yılı içinde gerçekleşir. Nedenleri: •Romantik beklentilerle gerçeklik arasındaki fark: Flört döneminde idealize edilen partner, evlilikte sıradan ve bazen sorunlu yönleriyle karşımıza çıkar.

    Daha Fazla Oku →

  • Evlilikte Kriz Yönetimi Ve Duygusal Manipülasyon

    Evlilikte Kriz Yönetimi Evlilikte kriz yönetimi, ilişkinin sağlıklı ve sürdürülebilir olması açısından çok kritik bir beceridir. Krizler kaçınılmazdır  önemli olan, çiftlerin bu krizlere nasıl yaklaştığı ve nasıl başa çıktığıdır. Evlilikte Kriz Yönetiminin Psikolojik Temelleri, Nedenleri Ve Çözüm Yolları 1. Kriz Nedir? Evlilikte kriz, çiftin normal başa çıkma becerilerinin zorlandığı, ilişkide gerginlik, uzaklaşma veya kopuş riski

    Daha Fazla Oku →

  • Hem İnançlı Hem Özgüvenli Bireyler Yetiştirmek İçin Nasıl Davranılmalı?

    Dini baskı aracı olarak kullanmak, bireyin: •Özgüvenini zedeler, •Sağlıklı kimlik gelişimini engeller, •Psikolojik sorunlara (anksiyete, depresyon, suçluluk, değersizlik) zemin hazırlar. Sağlıklı bireyler yetiştirmek için, inanç öğretileri: •Sevgi temelli, •Sorgulamaya açık, •Bireysel gelişimi destekleyici şekilde sunulmalıdır. Bu sayede hem inançlı hem de özgüvenli, sağlıklı kimliğe sahip bireyler gelişebilir. Bu durumu bir kaç açıdan ele alacak olursak:

    Daha Fazla Oku →

  • “Evlilik: Aynı Ruhla Değil, Değişen Ruhla Yan Yana Kalabilme Sanatıdır”

    Evlilik, sadece iki insanın hukuki ya da dini bağlarla bir araya gelmesi değil; aynı zamanda duygusal, psikolojik, sosyal ve hatta zaman zaman spiritüel bir ortaklıktır. Evlilik, sadece iki bireyin birlikte yaşaması değil, iki ayrı psikolojik yapının, geçmişin, bağlanma stilinin, bilinçdışı beklentilerin ve savunma mekanizmalarının bir araya gelmesi olarak görmeyi gerektirir. Evlilik, bir ayna işlevi görür:

    Daha Fazla Oku →

  • “Maskenlenmiş Depresyon Ve Annelik”

    Depresyondaki bireylerin bir kısmı, özellikle de anneler gibi bakım veren rolleri üstlenen kişiler, duygularını bastırarak “maskelenmiş depresyon” yaşayabilirler. Bu konuyu birkaç açıdan ele alırsak; Bu kişiler: •İçsel olarak çökkünlük, umutsuzluk, değersizlik gibi duygular yaşarken, •Dışa karşı, özellikle çocuklarına, gülümseyen, güçlü ve kontrol altında bir imaj çizebilirler. Bu durum psikolojide “duygusal maskelenme” ya da “sosyal yüz

    Daha Fazla Oku →

  • “Narsist Bir Aşkta Kaybolan Benlik: Değersizlik Hissi Nereden Geliyor?”

    Narsist bir adamla birlikte olmak, ilk başta büyüleyici bir rüyaya benzeyebilir. İlgi, tutku, hayranlık… Sanki yıllardır beklediğiniz o kişi nihayet karşınızdadır. Ancak bu büyü çok geçmeden dağılır. Çünkü narsist, sizi sevmek için değil; kendi eksik yanlarını sizin üzerinizden beslemek için oradadır. İlişki ilerledikçe artık ilgi azalır, eleştiriler çoğalır. Önce küçük kırılmalar yaşarsınız. Sesinizin tonu, gülüşünüz,

    Daha Fazla Oku →

  • Neden En Çok Evli Çiftler Aldatıyor?

    İstatistiksel olarak en çok evli çiftlerin aldattığı gözlemlenmiştir. Bu durum ilk bakışta çelişkili gibi görünse de, psikolojik ve sosyolojik açıdan bazı mantıklı açıklamaları vardır. 1.Evlilik, sadakat beklentisinin olduğu bir kurumdur; •Evli bireylerden toplum ve eşleri tarafından sadakat beklenir. Bu yüzden “aldatma” tanımı, evli ilişkilerde daha net olarak ortaya çıkar. •Bekâr bireylerin yaşadığı ilişkilerde sınırlar daha

    Daha Fazla Oku →

  • İlişkilerinizde Sınırlarınızı Belirleyebiliyor Musunuz?

    İlişkide sınır belirlemek sağlıklı bir ilişkinin temel yapı taşlarından biridir. Sınır koymak, bireyin kendi duygusal, zihinsel ve fiziksel alanını koruması anlamına gelir. Bu, hem kişinin kendisine hem de karşısındaki kişiye saygı duymasıyla ilgilidir. İlişkide Sınır Belirleme: 1. Benlik Algısı ve Kimlik Gelişimi Sınır koymak, kişinin “ben” duygusunu korumasına yardımcı olur. Kişi nerede başlayıp nerede bittiğini,

    Daha Fazla Oku →

  • Çiftler Birbirinin Telefonuna Baksa Sizce Kaç Çift Ayakta Kalır?

    Bazı ilişkiler, sevgi ve bağlılık üzerine kurulduğunu sansa da, zamanla gizli yazışmalar, çifte ilişkiler ve sadakatsizlik gibi karmaşık duyguların gölgesinde şekillenmeye başlar; bu davranışların arkasında ise çoğu zaman bastırılmış ihtiyaçlar, duygusal boşluklar ve derin psikolojik dinamikler yatar. Konuyu bir kaç açıdan ele alırsak; 1. Bağlanma Stilleri •Kaçınmacı bağlanma stiline sahip kişiler, duygusal yakınlıktan rahatsız olabilir

    Daha Fazla Oku →

Arama Motoru

Privacy Preference Center