-
Boşanırken Değişen Erkek Psikolojisi ve Annenin Gücü”
Boşanırken sadece evlilik bitmez; roller, maskeler ve gerçek karakterler de ortaya çıkar. Bazı erkekler, kaybettiklerini düşündüklerinde çocuklarını birer silaha çevirir. “Çocuğu sana göstermem”, “Velayeti alırım” sözleri, aslında bir babanın sevgisinden çok bir eşin intikamıdır. Ama anne… Ne tehditlere boyun eğer, ne çocuğundan vazgeçer. Çünkü onun sevgisi güç gösterisi değil, kökleri derine inen bir bağdır. Boşanma
-
“Evli Bir Adamla Yaşanan Yasak İlişki Ve Psikolojisi”
Evli bir adamla yaşanan yasak bir ilişkinin ardından, adamın “Ben evliydim, sen biliyordun, sen geldin” diyerek sevgilisini suçlaması, bir dizi savunma mekanizmasının ve kişilik dinamiklerinin devrede olduğunu gösterir. Konuyu psikolojik açıdan ele alacak olursak; 1. Sorumluluk Reddi ve Suç Atma (Projeksiyon / Yansıtma) Evli bir adam, yasak bir ilişki yaşarken kendi sorumluluğunu almak yerine, partnerini
-
“Aşk Mı Para Mı?”Evlilikte Aşk ve Para Dengesi Nasıl Kurulur?
Aşk Ve Paranın Evlilik Üzerindeki Etkisi Nasıldır? Psikolojik Etkisi: •Aşk, yakınlık, tutku ve bağlılık gibi temel duygusal ihtiyaçları karşılar (Sternberg’in Aşk Üçgeni Kuramı). •Partnerler arasında empati, anlayış, şefkat gelişir. Bu da güvenli bir bağlanma sağlar. •Duygusal bağ kuvvetli olan çiftler, kriz anlarında daha dayanıklı olur. Bu durum ilişki doyumunu artırır. Evliliğe Etkisi: •Aşk temelli evliliklerde
-
“Eşine kapalı giyin diyen adam, neden başkasının açığını izler?”
Sevgi, kontrol değil, güven üzerine kurulmalıdır. Karşılıklı saygının olmadığı yerde, davranışlar sevgi gibi görünse de aslında baskı, çelişki ve ikiyüzlülük barındırır. Eşlerine baskı kurup başka kadına yönelen erkekler, eşlerini koruduklarını değil, kontrol ettiklerini sanırlar. Sevgi değil, güç kullanırlar. Diğer kadınlara yönelmeleri ise hem içsel tutarsızlıklarını, hem de bastırılmış arzularını dışa vurmalarıdır. Bu davranışı açıklamaya yönelik
-
“Sorgulamadan Bir Kişiye Koşulsuzca Güvenmek”
Bir kişiye koşulsuz güvenmek, hiçbir şüphe duymadan, eleştirel düşünmeden, sınır koymadan teslim olmak anlamına gelir. Bu tür bir güven, çoğu zaman duygusal ihtiyaçların (örneğin, aidiyet, güvenlik, sevilme arzusu) yoğunluğu nedeniyle bilinçsizce gelişebilir. Ancak zaman geçtikçe bu güvenin boşa çıktığını anlamak ciddi bir psikolojik sarsıntıya yol açabilir. Bu konuyu birkaç açıdan ele alacak olursak: 1. Bağlanma
-
Narsist İlişkide Bağımlılık Ve Yalnızlık Tuzağı
Narsist bir ilişkide bağımlılık ve yalnızlık tuzağı, psikolojik açıdan oldukça karmaşık ve derin bir duygu durumdur. Bu durum, özellikle narsist bireylerle uzun süreli etkileşim içinde olan kişilerin ruh sağlığını ciddi biçimde etkileyebilir. Konuyu psikolojik açıdan değerlendirdiğimizde; 1. Narsist Kişilik ve İlişki Dinamiği Narsistik kişilik bozukluğu olan bireyler: • Başkalarının ihtiyaçlarını ve duygularını önemsemez, • Empati
-
Duyguların Dönüşümü: Üzüntünün Öfkeye Evrimi
İnsan duyguları nadiren saf hâlde kalır; özellikle de anlaşılmadığında veya bastırıldığında. Üzüntü, çoğu zaman dışarıya doğrudan ifade edilemeyen bir duygudur. Anlatılamayan, görülmeyen ya da ciddiye alınmayan üzüntü, zamanla içeride birikir. Bu birikim, kendini savunmaya alma ihtiyacından doğan öfkeye dönüşebilir. Çünkü birey, acısını duyuramamanın verdiği çaresizlikle kendini yalnız, değersiz ve savunmasız hisseder. Psikolojide bu dönüşüm “maskelenmiş
-
Delüzyonel Bozukluk Nedir?
Delüzyonel bozukluk, bireyin gerçeğe dayanmayan ama kendisi tarafından güçlü bir şekilde inanılan sabit yanlış inançlara (delüzyonlara) sahip olduğu bir psikotik bozukluktur. Bu inançlar, açıkça mantıksız veya gerçek dışı olabilir, ancak kişi bu inançlardan şüphe etmez ve onlara tam bir güvenle bağlıdır. Temel Özellikleri Nelerdir? •Delüzyon süresi en az 1 aydır. •Genel davranışlar dışında, bireyin işlevselliği
-
“Onu Kaybetmeyi Değil Kendimi Kazanmayı Seçtim”
Bazen bir ilişkide sevgiyle başlar her şey, ama zamanla o sevgi, kendimizi unutma noktasına getirir bizi. Karşı taraf mutlu olsun diye kendi isteklerimizi geri plana atar, sessiz kalır, hatta kim olduğumuzu unuturuz. Gülüşümüz onun hoşuna gidecek şekilde şekillenir, cümlelerimiz onun sınırları içinde döner. Fark etmeden kendimizi sileriz yavaş yavaş. Kendinden vazgeçmek, aşk değildir. Aşk, iki
-
”Neden Ben Değil de O?” İlişkilerde Anne Rolüne Dikkat!
İlişkide sürekli fazla fedakarlık yapmak, hep affetmek ve erkeğe annesi gibi davranmak erkek üzerinde bazı dinamikler yaratır ve bunlar erkeklerin kaçma eğilimini tetikleyebilir. Psikolojik açıdan bu durumun bazı temel nedenleri: 1. Sınırların Belirsizleşmesi ve Kimlik Kaybı •Fedakarlık ve sürekli affetme, kişinin kendi ihtiyaçlarını ve sınırlarını ihmal etmesine yol açabilir. •Bu durumda kişi, kendi kimliğini ve
