Depresyondaki bireylerin bir kısmı, özellikle de anneler gibi bakım veren rolleri üstlenen kişiler, duygularını bastırarak “maskelenmiş depresyon” yaşayabilirler. Bu konuyu birkaç açıdan ele alırsak;
Bu kişiler:
•İçsel olarak çökkünlük, umutsuzluk, değersizlik gibi duygular yaşarken,
•Dışa karşı, özellikle çocuklarına, gülümseyen, güçlü ve kontrol altında bir imaj çizebilirler.
Bu durum psikolojide “duygusal maskelenme” ya da “sosyal yüz takınma” olarak bilinir. Kişi, çevresine (özellikle çocuğuna) acısını belli etmemek için bir nevi duygusal tiyatro oynar.
Anne Rolünün Ağırlığı ve Fedakârlık
Anne rolü, birçok kültürde “güçlü olma” ile özdeşleştirilmiştir. Bu, annenin kendi ihtiyaçlarını bastırmasına neden olabilir. Depresyonda bile:
• Çocuğum zarar görmesin.” düşüncesiyle,
•Kendi içsel acılarını göz ardı ederek, dışarıya neşeli bir yüz yansıtabilir.
Bu durum kısa vadede çocuğun duygusal güvenliği için koruyucu olabilir. Ancak uzun vadede annenin kendini ihmal etmesi, tükenmişliğe neden olabilir.
Düşüp Kalkmayı Öğrenmek – Psikolojik Dayanıklılık (Resilience)
Bu annenin “düşse de yeniden kalkmayı öğrenmesi”, psikolojik dayanıklılık (rezilyans) kavramına girer. Rezilyans; kişinin zorluklar karşısında toparlanabilme, esnek olabilme ve mücadele edebilme yeteneğidir.
•Bu anne depresyona rağmen hayatla bağını koparmıyor,
•Düşse bile yeniden ayağa kalkıyor,
•Bu da çocuğa dolaylı olarak hayatla başa çıkma becerisi modelini sunuyor.
Çocuğa Yansımalar
Annenin durumu çocuğa çaktırmama çabası koruyucudur ama:
•Tamamen bastırılmış duygular, çocuk tarafından hissedilir. Çocuklar söylenmeyeni, mimikleri ve enerji düzeyini çok iyi okurlar.
•Uzun vadede, annenin gerçekten üzgün olduğu ama bunu belli etmediği fark edilirse, çocuk duyguların bastırılması gerektiğini öğrenebilir.
•Bu nedenle, çocukla yaşına uygun şekilde duygular üzerine açık ve dürüst bir iletişim kurmak önemlidir: “Ben bazen üzülüyorum ama seni seviyorum ve birlikte her şeyin üstesinden geliriz” gibi.
Psikolojik Destek İhtiyacı
Bu tür durumlar, profesyonel destekle çok daha sağlıklı yönetilebilir:
•Anne, psikoterapiyle kendi duygularını sağlıklı ifade etmeyi öğrenebilir.
•Gerekirse anne-çocuk birlikte terapiye katılarak ilişkilerindeki duygusal dinamikleri iyileştirebilirler.
Sonuç olarak;
Bir annenin kendi iç mücadelesini verirken aynı zamanda çocuğunu koruma güdüsüyle ayakta durmaya çalışması hem hayranlık uyandırıcı hem de bir dayanıklılık örneğidir. Ancak bu durum yardım ve destekle çok daha sağlıklı bir şekilde sürdürülebilecek bir süreçtir.
