“Eşine kapalı giyin diyen adam, neden başkasının açığını izler?”

Sevgi, kontrol değil, güven üzerine kurulmalıdır. Karşılıklı saygının olmadığı yerde, davranışlar sevgi gibi görünse de aslında baskı, çelişki ve ikiyüzlülük barındırır. Eşlerine baskı kurup başka kadına yönelen erkekler, eşlerini koruduklarını değil, kontrol ettiklerini sanırlar. Sevgi değil, güç kullanırlar. Diğer kadınlara yönelmeleri ise hem içsel tutarsızlıklarını, hem de bastırılmış arzularını dışa vurmalarıdır.

Bu davranışı açıklamaya yönelik birkaç temel psikolojik yaklaşım mevcuttur.

1. Kontrol İhtiyacı ve Sahiplenme

Bu erkek tipi genellikle eşine karşı “sevgi” adı altında sahiplenici ve kontrolcü davranır. Kıskançlık, çoğu zaman sevgiden değil, güven eksikliğinden veya kontrol ihtiyacından doğar.

• “Benim kadınım başkasının ilgisini çekmemeli.” düşüncesi vardır.
• Bu tutum aslında bir saygı göstergesi değil, bireyin özgürlüğünü kısıtlayan mülkiyetçi bir yaklaşımdır.

2. Çifte Standart ve Cinsiyetçi Toplumsal Roller

Bu durum, ataerkil ve cinsiyetçi normların içselleştirilmesinin sonucudur.

• Erkek, kadınına karşı korumacı görünürken diğer kadınlara karşı cinsel obje gözüyle bakar.
• Eşinden “namuslu”, “aileye uygun” olmasını beklerken, başka kadınları arzular; bu ahlaki çelişki, çoğunlukla bilinçdışıdır.

3. Bastırılmış Cinsel Dürtüler ve Yansıma Mekanizması

Bu bireyler, çoğu zaman kendi arzularıyla başa çıkamazlar.

• Eşine yönelttikleri kıyafet kısıtlamaları aslında kendi dürtülerini bastırma çabasıdır.
• Ancak bastırılan bu dürtüler dışa başka biçimde yansır: başkalarına bakmak, onları arzulamak gibi.
• Psikolojide bu duruma “yansıtma (projection)” denir: kişinin kendi içsel çatışmalarını dış dünyaya yansıtması.

4. Narsisistik ve Çifte Yaşam Eğilimi

Bu kişilerde narsisistik kişilik özellikleri gözlenebilir:

• Eşi üzerindeki gücü ve kontrolü, kendi “değerini” artıran bir şey olarak görür.
• Ama başkalarına yöneldiğinde kendi cazibesini, “avlanma” gücünü test eder bu bir çeşit ego tatmini sağlar.
• Bu durumda samimi bir sevgi ya da sadakatten ziyade, kimlik çatışması ve duygusal olgunluk eksikliği vardır.

5. Duygusal Olgunluk Eksikliği ve Empati Yoksunluğu

Bu bireyler çoğunlukla:

• Kadının bir birey olduğunu, kendi kararlarını verebileceğini kabul edemez.
• Kadınların da bir iç dünyası, hakları ve tercihleri olduğunu görmezden gelir.
• Eşine değer vermekle onu “sahiplenmek” arasındaki farkı ayırt edemez.

Sonuç:

Bu davranışlar psikolojik olarak;

• güven eksikliği,
• cinsiyetçi kültürel kodlar,
• duygusal olgunluk eksikliği,
• narsistik eğilimler
tarafından şekillenir.

Unutulmamalıdır ki;

Eşine özgürlük tanımayıp, başkalarına yönelen birinin sevgisi değil, çelişkisi vardır.

Privacy Preference Center