Dini baskı aracı olarak kullanmak, bireyin:
•Özgüvenini zedeler,
•Sağlıklı kimlik gelişimini engeller,
•Psikolojik sorunlara (anksiyete, depresyon, suçluluk, değersizlik) zemin hazırlar.
Sağlıklı bireyler yetiştirmek için, inanç öğretileri:
•Sevgi temelli,
•Sorgulamaya açık,
•Bireysel gelişimi destekleyici şekilde sunulmalıdır.
Bu sayede hem inançlı hem de özgüvenli, sağlıklı kimliğe sahip bireyler gelişebilir.
Bu durumu bir kaç açıdan ele alacak olursak:
1. Kimlik Gelişimi ve Bireyselleşme (Erikson’un Psikososyal Gelişim Kuramı)
Erik Erikson’a göre ergenlik dönemi “kimliğe karşı rol karmaşası” evresidir. Bu dönemde birey:
•Kim olduğunu,
•Hayattaki amacını ve
•Toplumdaki yerini keşfetmeye çalışır.
Eğer birey bu süreçte sorgulamasına izin verilmeden, sadece dini gerekçelerle belirli kalıplara zorlanırsa, kendi kimliğini sağlıklı biçimde oluşturamaz. Bu da:
•Kimlik karmaşası,
•Kendine yabancılaşma,
•Aşırı boyun eğicilik gibi sonuçlar doğurur.
2. Özgüvenin Gelişimi ve Özerklik (Bağlanma Kuramı ve Benlik Saygısı)
Çocuklar ve gençler:
•Soru sorma,
•Kendini ifade etme,
•Sınırlarını keşfetme gibi deneyimlerle özgüven geliştirir.
Eğer din, korkutma (cehennem tehdidi, günahkârlık hissi), utandırma (ahlaki yeterliliğin sürekli sorgulanması) veya sorgulamayı bastırma aracı olarak kullanılırsa:
•Çocuk “kendi düşüncelerinin kötü olduğu” hissine kapılır.
•Başkalarının onayı olmadan hareket edemez hale gelir.
•Kronik suçluluk ve yetersizlik duygusu gelişebilir.
3. Aşırı Katı Dini Yorumlar ve Öğrenilmiş Çaresizlik
Sürekli şu mesajlar verilirse:
•“Sen zaten günahkârsın.”
•“Kendi başına doğruyu bilemezsin.”
•“Her şeyi Allah belirler, sen karışma.”
Bu tür yaklaşımlar bireyde öğrenilmiş çaresizlik doğurur. Bu durumda birey:
•Kendi yaşamı üzerinde kontrol duygusunu kaybeder,
•Sorumluluk almakta zorlanır,
•Pasif ve edilgen bir kimliğe bürünür.
4. Dini İnancın Sağlıklı Yansıması ile Baskı Arasındaki Fark
Sağlıklı dinî gelişim, bireyin:
•Ahlaki değerler geliştirmesine,
•Empati kurmasına,
•İçsel anlam ve huzur bulmasına yardımcı olur.
Ancak baskıcı ve kontrolcü şekilde dinin kullanılması, bireyin:
•Kendi düşüncelerini bastırmasına,
•Sürekli suçluluk ve korku duymasına,
•Otoriteye körü körüne bağlı bir birey olmasına yol açar.
5. Psikolojik Sağlamlık ve İnanç Arasındaki Denge
İnanç sistemleri, psikolojik dayanıklılığı artırabilir. Ama bu, ancak:
•Sorgulamaya açık,
•İçselleştirilmiş,
•Korkuya değil, sevgiye dayalı bir dini anlayışla mümkündür.
Sonuç olarak;
Dini, bireyin kişiliğini bastırmak için değil; kişiliğini geliştirmek, insanî erdemleri desteklemek ve iç huzuru sağlamak için kullanmak gerekir.
