Narsist bir adamla birlikte olmak, ilk başta büyüleyici bir rüyaya benzeyebilir. İlgi, tutku, hayranlık… Sanki yıllardır beklediğiniz o kişi nihayet karşınızdadır. Ancak bu büyü çok geçmeden dağılır. Çünkü narsist, sizi sevmek için değil; kendi eksik yanlarını sizin üzerinizden beslemek için oradadır.
İlişki ilerledikçe artık ilgi azalır, eleştiriler çoğalır. Önce küçük kırılmalar yaşarsınız. Sesinizin tonu, gülüşünüz, kararlarınız… Her şey sorgulanır, küçümsenir. Ve zamanla fark etmeden şunu hissetmeye başlarsınız:
“Ben galiba yeterli değilim.”
Oysa bu his size ait değildir. Bu, narsistin içindeki değersizlik duygusunu size yüklemesinin sonucudur. Psikolojide buna “yansıtma” denir. Onun kendine itiraf edemediği her kusur, sizi suçlayarak dışa vurulur.
En tehlikelisi ise şudur:
Zamanla o kişiye kendinizi anlatmak, onu değiştirmek ya da ondan onay almak için çabalarken kendinizi unutursunuz.
Ve bir bakmışsınız, aynaya her baktığınızda gözlerinizde bir yabancı var…
Unutma: Birinin sevgisine layık olmaya çalışmak, seni değersiz yapmaz.
Değersiz hissettiren bir sevgiyi “aşk” sanmak, seni sevildiğin yerden uzaklaştırır.
